Su ve su hizmetlerinde yaşanan dönüşüm son otuz yıl içerisinde
uluslararası düzeyde dünyanın gündemine girmiş olan konulardan bir
tanesidir. Uluslararası kuruluşların tavsiyeleri devletlerin su politikalarını
etkilemekle birlikte, kamu-özel iş birliği şeklinde gerçekleştirilen
özelleştirmeler, uluslararası kuruluşların neoliberal politikaları temelinde,
küresel su şirketlerine yeni pazarlar açma fikri çerçevesinde gelişmektedir.
Tarama ve değerlendirme yöntemi izlenen bu çalışmada su hizmetlerinin
özelleştirilmesinin altında yatan nedenler ve farklı ülke örnekleri
çerçevesinde özelleştirme uygulamalarının incelenmesi amaçlanmıştır.
Sonuç olarak, uluslararası örgütler tarafından özelleştirmelerin kredi
şartı olarak sunulduğu ülkeler (Hindistan, Arjantin, Bolivya ve Türkiye) bir
yana, herhangi bir zorlama olmaksızın özelleştirmelerin gerçekleştirildiği
Fransa ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde dahi diğer ülkeler için
örnek teşkil edecek bir başarı söz konusu değildir. Öte yandan birçok
gelişmiş ve gelişmekte olan ülke şehirlerinde su hizmetlerinin yeniden
belediyeleştirmeler ile tekrar kamu otoritesine geçmiştir. Kısacası
özelleştirmelerin tecrübe edildiği şehirlere bakıldığında finansman,
yatırım ve etkinlik bakımından başarısızlıkla sonuçlandığı görülmektedir.
Bu özelleştirmeler, su yönetimine alternatif bir çözüm olamadıkları gibi
ülkelere ek maddi külfetler de yüklemiştir
The transformation of water services is among the issues that have
entered the world agenda in the last 30 years. Although recommendations
from international organizations affect water policies of individual
countries, water privatization realized as public–private cooperation
has been spurred by the idea of establishing new markets for global
water companies. This transition is rooted in the neoliberal policies of such international organizations. This study, which follows the literature review method, aims to examine the
reasons underlying the privatization of water services as well as the privatization practices implemented in
different countries. The results reveal that excluding the countries where privatization is offered as a credit
requirement by international organizations (India, Argentina, Bolivia, and Turkey), in developed countries
(France and England) where privatization is conducted without coercion, water services management has not
been successful and cannot be used as an example for other countries. In contrast, many cities in developed
and developing countries have recently implemented remunicipalization, returning the control of water
services to public authorities. Finally, countries that have implemented privatization have failed in terms of
financing, investment, and efficiency, and the privatization process has imposed additional financial burdens.
Water privatization, therefore, cannot be considered as a solution to water management.