33. Ulusal Nükleer Tıp Kongresi-UNTK 2021, Ankara, Türkiye, 28 - 29 Mayıs 2021, cilt.7, ss.8, (Tam Metin Bildiri)
Amaç: Modern kanser yaklaşımlarının kürabilite ve sağkalım oranlarını artırması, senkron ve metakron tümör insidansını da artırmıştır. İkinci tümörlerin metabolik karakteristiği ve birinci tümör ile ilişkisiyse net değildir. Bu çalışmadaki ilk amacımız, florodeoksiglukoz (FDG) pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomografinin (PET/BT) kanıtlanmış metabolik karakterizasyon özelliğinden faydalanarak, malignite tanılı hastalarda takipte hangi senkron ve metakron maligniteler açısından dikkatli olunması gerektiği ve saptanan malignitelerin PET/BT’deki karakteristik özelliklerini saptamaktır. İkincisiyse, metabolik parametrelerin, primer ve senkron metakron hastalığa ait histolojik tipler arasında değişimini ve metastazı senkron ve metakron malign hastalıktan ayırma gücünü araştırmaktır. Yöntem: Nükleer tıp anabilim dalında PET/BT tetkiki yapılmış ve dahil etme kriterlerini karşılayan hastalar çalışma gurubuna kabul edildi. PET/BT görüntüleri arşivden çekilerek metabolik parametreler hesaplandı. Primer, senkron ve metakron malignitelere ait histopatolojik incelemelere hastane sisteminden ulaşılarak kaydedildi. Bulgular: İncelenen 550 hastadan, kriterleri karşılayan 61 E, 18 K olmak üzere 79 hasta çalışmaya dahil edildi. Ortalama yaş 66 idi. PET görüntülerinde 2. tümör tarif edilen primerler arasında ilk sırada %26,6 lık oranla akciğer Ca vardı. İkinci sırada %21,5 oranla larenks Ca ve üçüncü sırada %12,7’lik oranla mesane Ca gelmekteydi (Figür 1A). PET’de senkron veya metakron olarak raporlanan lezyonlarda; ilk iki sırada akciğer [%49,4 ve kolon vardı (%12,7)]. Rektum ve pankreas ise %5,1 oranı ile üçüncü sıradaydı (Figür 1B). Her iki cinste en sık primer tm akciğer (erkeklerde %27,9, kadınlarda %22,2) iken, ikinci sırada erkeklerde larenks (%26,2), kadınlarda meme (%16,7) gelmekteydi. En sık senkron veya metakron tm yerleşimleri ise her iki cinste akciğer ve kolorektal tm’ler idi (Figür 2). Primer tümörlerde ortalama SUVmaks =11,6, metabolik tümör volümü (MTV)=17 cm3 ve total lezyon glikolizis (TLG)=131159,2 idi. Senkron tümörlerde ortalama SUVmaks =11,6, ort MTV=25,9 cm3 ve TLG=171112,2 idi. Senkron lezyonun malign karakterini öngörmede, lezyonun MTV ve TLG değerleri, primer tümörün MTV ve TLG değerinden daha duyarlı idi. Senkron tümöre ait MTV değeri, erkeklerde anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,007). Diğer metabolik parametreler açısından cinsiyetler arasında fark saptanmadı. PET/BT incelemesinin senkron malign tümör için pozitif prediktif değeri %91,1 idi. Yedi hastada, senkron tümör odağı bildirilen alanda malign hastalık saptanmadı. Yalancı pozitiflik oluşturan lezyonları tamamı kolorektal alandaydı ve hepsi yüksek atipili premalign lezyon idi. Sonuç: PET/BT, %91’lik bir pozitif öngörü gücü ile, senkron tümörü, primer hastalığın metastazından ayırt edebilmektedir. Bu ayrımda, senkron lezyonun MTV ve TLG değerleri, SUVmaks değerinden daha kıymetlidir. Özellikle primer akciğer, primer erkek larenks ve primer kadın meme kanserleri değerlendirilirken, akciğer ve kolorektal alanda rastlanacak farklı metabolik davranışlı lezyonlar, senkron tümör açısından dikkatle araştırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: PET/BT, senkron malignite, metakron malignite