Kanıtlara ve dahi Suudi Arabistan yargısının verdiği hükme göre gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda katledilmiştir. Uzun süredir Birleşmiş Milletler (BM), Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa ve Ortadoğu’nun gündeminde önemli yer tutan bu cinayet, farklı disiplinleri ilgilendiren pek çok tartışmayı da içinde barındırmaktadır. Konuyu Türk Ceza Hukuku ve Türk-Arap ilişkileri açısından ele alan bu çalışmada, Türkiye’de yürütülen soruşturma ve kovuşturmadaki aksaklıklar ve hukuka aykırılıklar ana hatlarıyla ortaya konmaya çalışılmış, ardından da Kaşıkçı’nın neden susturulduğu, Kaşıkçı davasının Türkiye-Suudi ilişkileriyle nasıl bağlantılı olduğu ve olay yeri olarak neden Türkiye’nin seçildiği açıklanmaya çalışılmıştır.
According to the evidence and the verdict given by the Saudi Arabian judiciary, journalist Jamal Khashoggi was mur- dered on 2 October 2018 at the Royal Consulate General of Saudi Arabia in Istanbul. This murder, which has taken an important place in the agenda of the United Nations (UN), the United States of America (USA), Europe and the Middle East for a long time, includes many debates concerning different disciplines. In this study, which deals with the issue in terms of Turkish criminal law and Turkish-Arab relations, the failures and illegalities in the investigation and prosecution carried out in Turkey were tried to be revealed with the main lines, and then it was tried to explain why Khashoggi was silenced, how the Khashoggi case was related to Turkish-Saudi relations, and why Turkey was chosen as the crime scene.