KOMBINE AKCIĞER KARSINOMU: TAŞLI YÜZÜK HÜCRELI ADENOKARSINOM VE KÜÇÜK HÜCRELI KARSINOM BIRLIKTELIĞI


Asker E., Bağış M., Koyunlu F. N., Direkel F. Ş., Taştekin E.

34.Ulusal Patoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 12 - 16 Kasım 2025, cilt.9, sa.411, ss.503, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 9
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.503
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Küçük hücreli karsinom ve adenokarsinom, akciğerin sık görülen malign tümörlerinden olup etiyolojileri birbirlerine göre benzerlik ve farklılık gösterebilmektedir. Adenokarsinom olguları, küçük hücreli akciğer karsinomu olgularına göre daha sık gözlenmekle beraber iki antitenin kombine olarak görülmesi, özellikle bu birliktelikte adenokarsinomun taşlı yüzük hücreli komponentinin bulunması nadirdir. Olgu: Maden işçisi olarak çalışan ve 30 paket/yıl sigara öyküsü bulunan 47 yaşında erkek hastaya, PET/BT’de sağ akciğer apikal bölgede kitlesel lezyonları ve lenfadenopatileri saptanması üzerine bronkoskopi planlanmıştır. Yapılan işlem sonucu hastanın sağ akciğer üst lobundan çoklu bronkoskopik biyopsi alınmıştır. Alınan biyopsi örneklerinde izlenen tümörün bir kısmında adenokarsinom (kolloid tip, taşlı yüzük hücreli komponent), bir kısmında ise küçük hücreli akciğer karsinomu histopatolojik bulguları izlendi. Uygulanan immünohistokimyasal çalışmalar sonucunda “Küçük Hücreli Karsinom” komponentinde; TTF-1: Pozitif, LCA, Sinaptofizin, p63: Negatif iken Ki-67:%80 oranında proliferasyon indeksi mevcut idi. “Adenokarsinom” komponentinde; CK-7: Pozitif, Napsin, TTF-1, CDX-2: Negatif olarak sonuçlandı. Vakaya yapılan moleküler çalışmalar sonucunda hastada, KRAS mutasyonu gözlendi, ALK mutasyonuna rastlanmadı ve vaka mikrosatellit stabil olarak raporlandı. Tanısal işlemler sonucu hastaya kemo/radyoterapi tedavileri başlanmıştır. Sonuç: Birbirlerinden farklı prognostik özellikleri ve tedavi seçenekleri olan kombine karsinom olgularının ayırıcı tanısını yapmak ve agresif komponentlerin varlığını bildirmek tedavi ve prognoz açısından değerlidir. Ayrıca taşlı yüzük komponenti varlığında özellikle gastrointestinal sistemden metastazlar ekarte edilmelidir. Kombine tip akciğer karsinomlarında, bronş biyopsileri tümörün tamamını ifade etmeyebileceğinden bazı durumlarda tek komponentin tanısı verilebilmektedir. Bizim olgumuzdaki biyopsi örnekleri her iki komponenti de içerdiğinden tanısal olarak yeterli niteliktedir.