Epikardiyal Yağ Dokusu Kalınlığının Koroner Arter Hastalığı Yaygınlığı, Ciddiyeti ve HOMA İndeksi ile İlişkisi


Ozkalayci F., TAYLAN G., GÜRLERTOP H. Y., Aksoy Y.

MN Kardiyoloji, cilt.27, sa.1, ss.1-7, 2020 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 27 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: MN Kardiyoloji
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.1-7
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Ateroskleroz, gelişmiş toplumlarda morbidite ve mortalitenin en önemli nedenidir. Koroner anjiyografi; koroner arter hastalığı tanısında hala altın standart yöntemdir. Tanı aşamasında öncelikli olarak non-invazif testlerden faydalanılmalıdır. Çalışmamızdaki amaçkoroner arter hastalığı yaygınlığı ve lezyon tipi üzerinde epikardiyal yağ doku kalınlığının etkisini araştırmaktır.Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde elektif koroner anjiyografi yapılmış olan hastalar, retrospektif olarak ekokardiyografik ve anjiyografik görüntü kayıtları tarandı. Sistolik ve diyastolik epikardiyal yağ dokusu ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişki birincil sonlanım noktasıolarak belirlendi. Epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ile HOMA indeksi, cinsiyet, aile öyküsü, hiperlipidemi arasındaki ilişkinin saptanmasıikincil sonlanım noktası olarak belirlendi. Veri analizinde iki grup karşılaştırmalarında t-testi, veriler normal dağılıma uymuyorsa nonparametrik t-testi, üç veya daha fazla grup karşılaştırmalarında ANOVA kullanıldı. P<0,05 istatistiksel anlamlı kabul edildi.Bulgular: Epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ile koroner arter hastalığı yaygınlığı, tutulan damarlardaki lezyonun tipi arasında anlamlı ilişki bulunamadı (p>0,05). Ciddi koroner arter hastalığı olan olgular, normal olgularla karşılaştırıldığında sistolik epikardiyal yağ dokusu kalınlığı istatistiksel olarak anlamlı artmıştı (p:0,042). HOMA indeksi ile epikardiyal yağ doku sistolik ve diyastolik kalınlıkları arasında anlamlı korelasyon saptanmadı (p>0,05).Sonuç: Sistolik epikardiyal yağ dokusu kalınlığının koroner arter hastalığı ciddiyeti ile ilişkili, HOMA indeksi ile ilişkisiz olarak saptanmıştır
Objective: Atherosclerosis remains an important cause of morbidity and mortality. Non-invasive tests should be performed prior to invasive tests considering their safety issues. There is no consensus on using epicardial fat tissue thickness for diagnosis in clinical practice. The primary endpoint of our study was to evaluate the impact of epicardial adipose tissue on coronary artery disease. Secondary endpoint was to estimate its’ relation between HOMA index, sex, age, family history and hyperlipidemia. Material and Method: Echocardiographic and angiographic images of patients were scanned retrospectively. In the statistical analysis of data, t-test was used for those variables that do not match the normal distribution, nonparametric t-test, ANOVA was used for comparing three or more group features. p <0.05 was taken as a significant difference in statistical significance. Results: In patients with significant coronary artery disease, the systolic epicardial fat tissue thickness was significantly increased compared to normal cases (p: 0.042). There was no significant correlation between HOMA index and epicardial fat tissue thickness (p> 0.05). Conclusion: The epicardial fat tissue systolic thickness found to be correlated with the severity of coronary artery lesion. There was no correlation, HOMA index and epicardial fat tissue thickness measurements.