Sistemik İsotretinoinin İndüklediği Akne Fulminans: Bir Olgu Sunumu


Sarıkaya Solak S., Güvendi H. M.

32. Ulusal Dermatoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 20 - 24 Kasım 2024, cilt.1, ss.754-756, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.754-756
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Akne fulminans, ani başlangıçlı ağrılı, hemorajik krutlu ülseratif lezyonlarla ayırt edilen bir akne formudur. Genellikle 13-22 yaş arasında erkeklerde görülen bu akne tipi skar bırakarak iyileşme eğilimindedir. Sistemik bulguların eşlik edebildiği akne fulminansın etyolojisinde yer alan faktörlerden biri sistemik isotretinoin kullanımıdır. Bu vaka ile oral isotretinoin tedavisi ile indüklenen sistemik semptomların eşlik ettiği akne fulminansa dikkat çekmeyi ve tedavisini gözden geçirmeyi amaçlıyoruz. OLGU: On altı yaşında erkek hasta mevcut aknesinin şiddetlenmesi şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Hastanın 4 aydır akne vulgaris tanısıyla dış merkezden sırasıyla 20-30-40-40 mg/gün dozunda isotretinoin tedavisi aldığı, tedavi dozunun, 60 mg/gün dozuna çıkılmasını takiben lezyon sayısında ani artış, lezyonlarda kanama, halsizlik ve bel ağrısı şikâyetlerinin ortaya çıktığı öğrenildi. Akne dışında bilinen herhangi bir hastalığı olmayan hastanın öyküsünde anabolik steroid, testesteron kullanımı mevcut değildi. Hastanın soygeçmişinde artrit hikayesi yoktu. Dermatolojik muayenede yüzde hafif papülopüstüler akne, akne skarları, açık ve kapalı komedonlar izlendi. Gövde ön ve arka yüzde, kollarda ve ön kollarda hemorajik krutlu papül ve plaklar, yer yer püstüller izlendi. Hastanın laboratuvar parametrelerinde C-reaktif protein 73,4 mg/l; eritrosit sedimasyon hızı 17 mm/sa ve lökosit 14,86 103/ul ile yüksek, HLA-B27 ve romatoid faktör negatif saptandı. Romatolojik değerlendirme ve radyolojik görüntüleme sonucunda hastada sakroileit tespit edilmedi. Mevcut bulgular ile hastaya sistemik isotretinoinle indüklenen sistemik semptomların eşlik ettiği akne fulminans tanısı konuldu. Hastanın isotretinoin tedavisi kesildi ve hastaya 0.5mg/kg/gün dozunda oral kortikosteroid (metilprednizolon) tedavisi başlandı. Hastanın lezyonlarında 4 hafta sonra iyileşme izlendi. Hastaya tekrar 10 mg/gün dozunda isotretinoin tedavisi başlandı, oral kortikosteroid tedavisi ise 4 ay içinde doz azaltılarak kesildi. Hastanın lezyonları yer yer atrofik yer yer hipertrofik skar bırakarak iyileşti ve 10 ay sonunda hastanın isotretinoin tedavisi tamamlandı. SONUÇ: Akne fulminans, akne öyküsü olan hastalarda genellikle gövdede hemorajik ülserler ile ortaya çıkan nadir bir durumdur. Patogenezde testosteron, anabolik steroid, sistemik isotretinoin, tetrasiklin kullanımı tetikleyici faktör olarak suçlanmıştır. Sistemik isotretinoinin Cutibacterium acnes miktarını ve ona karşı aşırı duyarlılığı artırarak inflamasyonu indüklediği ileri sürülmektedir. Ayrıca sistemik isotretinoin sebositlerin apoptozuna ve dermiste proinflamatuar sitokinlerin sayısında artışa neden olmaktadır. Histopatolojik inceleme, pilosebase folikülden başlayarak derin dermise kadar izlenebilen polimorfik inflamatuar bir infiltrasyonun varlığını göstermiştir. Tedavi için 0,5 mg/kg/gün dozunda oral kortikosteroid tedavisi başlanması, hemorajik krutlar iyileştikten sonra isotretinoinin 0,1 mg/kg/gün dozunda eklenmesini önerilmektedir. Daha sonra oral kortikosteroidin dozu yavaş yavaş azaltılırken isotretinoin kademeli olarak artırılır. Bu tedavi planı hastamızda da 752 uygulanmış ve skar ile iyileşme gözlenmiştir. Skar oluşumu yaşam kalitesini etkileyebildiğinden erken tedavi önem arz etmektedir.