Çölyak hastalığı olan çocuklarda COVID-19 pandemisinin glütensiz diyete uyuma ve antropometrik ölçümlere etkisinin değerlendirilmesi
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Zarife Kuloğlu
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
| Çölyak Hastalığı Olan Çocuklarda COVID-19 Pandemisinin Glütensiz Diyete Uyuma ve Antropometrik Ölçümlere Etkisinin Değerlendirilmesi Amaç: Çölyak hastalığının (ÇH) bilinen tek tedavisi yaşam boyu glütensiz diyet tedavisidir. Glütensiz diyet; yüksek maliyeti, dışarıda yemek yeme, tatil vb. sosyal durumlarda kısıtlayıcı olması gibi faktörler nedeniyle diyete uyumu olumsuz etkileyebilecek çeşitli zorluklar içermektedir. Bu zorluklara ek olarak, Mart 2020–Haziran 2021 döneminde tüm dünyada etkili olan COVID-19 pandemisinin neden olduğu çeşitli sosyal kısıtlamalar ve yaşam tarzı değişikliklerinin, çölyak hastalarının glütensiz diyete uyumunu etkilemiş olabileceği düşünülmektedir. Literatürde COVID-19 pandemisinin ÇH'li çocuklar üzerindeki etkisi çok az sayıda çalışmada incelenmiştir. Bu kesitsel ileriye dönük çalışma, COVID-19 pandemisinin ÇH'li çocuklarda glütensiz diyete uyum ve antropometrik ölçümler üzerindeki etkilerini; diyete uyumu etkileyen faktörleri ve pandemi sürecinde diyet konusunda yaşanan zorlukların nedenlerini araştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Gastroenteroloji Bilim Dalında Avrupa Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Derneği kriterlerine göre ÇH tanısı almış ve COVID-19 pandemisi öncesi en az 1 yıl süreyle glütensiz diyet tedavisi alan ve anket için hastane kayıt sistemindeki telefon numaralarından ulaşılan 18 yaş altındaki çocuklar çalışmamıza dahil edilmiştir. Demografik, klinik, laboratuvar, histopatolojik ve antropometrik veriler hasta dosyalarından kaydedilmiştir. Ailelere/çocuklara telefonla ulaşılarak yapılandırılmış sorular içeren anket formları araştırmacı tarafından doldurulmuştur. Hastaların anket anında ve COVID-19 pandemisinde kısıtlamalarının olduğu dönemde glütensiz diyete uyumu, glütensiz ürün temini, diyete uyumda yaşanan zorluklar, rutin kontrollere gelme durumu, Çölyakla Yaşam Derneği aktivitelerine katılım/takip, SARS-CoV-2 enfeksiyonu geçirme öyküsü (PCR pozitifliği), aşılama durumu ve pandemi sürecinde ÇH'ye ilişkin belirtilerde artış olup olmadığı ile ilgili veriler anket uygulanarak toplanmıştır. Glütensiz diyete "sözel uyum" glüten içeren besinlerin tüketim sıklığına göre belirlenmiş olup, glüten içeren besinleri hiç tüketmeyen ve/veya yılda 6 seferden az tüketen hastalar diyete sözel olarak uyumlu kabul edilmiştir. Çölyak antikorlarının negatif olması glütensiz diyete "serolojik uyum" olarak tanımlanmıştır. Pandemi öncesi (Mart 2020 tarihi öncesi son poliklinik kontrolü), pandemide kısıtlama dönemi (Haziran 2021 sonrası ilk poliklinik kontrolü) ve pandemi bitimi (Haziran 2022 sonrası ilk poliklinik kontrolü) olmak üzere pandemi sürecinde üç farklı döneme ait antropometrik ölçümler ve çölyak antikor düzeyleri ile anketin yapıldığı dönemde son 1 yıl içinde bakılan çölyak antikorlarına ait veriler geriye dönük olarak hasta dosyalarından kaydedilmiştir. Antropometrik değerlendirme için Olcay Neyzi referans büyüme eğrileri kullanılarak hastaların vücut kütle indeksi (VKİ), yaşa göre ağırlık (YGA), boya göre ağırlık (BGA) ve yaşa göre boy (YGB) z skorları hesaplanmıştır. Boy kısalığı YGB z skorunun -2'den düşük olması, düşük kilolu YGA z skorunun -2'den düşük olması, zayıflık BGA (<2 yaş) /VKİ (>2 yaş) skorunun -2'den düşük olması, şişmanlık VKİ z skorunun +2'den büyük olması olarak tanımlanmıştır. Malnütrisyon YGB ve/veya BGA/VKİ z skorunun -2'den düşük olması olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşı 14,9 ± 3,4 yıl olan, %67,9'u kız, 24'ü klasik ÇH, 43'ü klasik olmayan ÇH, 14'ü subklinik ÇH olmak üzere toplam 81 hasta alınmıştır. Tanı anında malnütrisyon sıklığı %28,4 olarak saptanmıştır. Hastaların %37'sinin ÇH dışında en az bir ek hastalığı olduğu, %22,3'ünün ailesinde ÇH'li birey olduğu, %27,2'sinin hane halkında glütensiz diyet uygulayan bireylerin olduğu, %86,3'ünün Ankara'da yaşadığı, %66,7'sinin çekirdek haneye sahip olduğu, %55,6'sının annelerinin %64,2'sinin ise babaların lise ve üzerinde eğitim aldığı, %69,1'inin hane gelirinin 2 asgari ücretten fazla olduğu, %74,1'inin Çölyakla Yaşam Derneği hakkında bilgilerinin olduğu ancak %25,9'unun derneğin etkinliklerinden haberdar olduğu ve %83,7'sinin rutin kontrollere düzenli geldiği belirlenmiştir. Anket yapıldığı dönemde hastaların ortalama glütensiz diyet uygulama süresi 3,9 ± 2,4 yıl olup, glütensiz diyete sözel uyum oranı %67,9, serolojik uyum oranı %77,1 idi. Yaş, cinsiyet, hastalık tipi, hane gelir düzeyi, ailede ÇH tanılı birey bulunması ve hane halkında glütensiz diyet uygulayan başka birey varlığının anket anında glütensiz diyete uyum üzerinde etkili olmadığı; çekirdek haneye sahip olmanın ise hem sözel (p=0,002) hem de serolojik (p=0,037) olarak glütensiz diyete uyumu olumlu etkilediği saptanmıştır. Hastaların %87,7'sinin glütensiz market ürünlerine ulaşımda herhangi bir nedenle güçlük çektiği, en sık karşılaşılan zorlukların maddi güçlükler/ürünlerin pahalı olması (%59,2) ve ürün çeşidinin az olması (%50,7) olduğu görülmüştür. Pandemi döneminde hastaların %28,4'ünün PCR pozitif SARS-CoV-2 enfeksiyonu geçirdiği, çoğunluğun (%95,7) hastalığı hafif atlattığı, sadece 1 (%4,3) hastaya hastane yatışı gerektiği ve %13,6'sının COVID-19 enfeksiyonuna karşı aşı yaptırdığı saptanmıştır. Pandemide hastaların %55,6'sının rutin gastroenteroloji poliklinik ziyaretlerine gelmediği, %92,6'sının Çölyakla Yaşam Derneği aktivitelerini takip etmediği, %87,7'sinin ise ÇH'ye sahip oldukları için COVID-19 enfeksiyon risklerinin artmış olacağı yönünde kaygılandıkları belirlenmiştir. Pandemi döneminde hastaların %49,4'ü diyet uyumlarının değişmediğini, %33,3'ü arttığını, %17,3'ü azaldığını bildirmiştir. Hastaların glütensiz diyete serolojik uyum oranı pandemi başlangıcında %51,9, kısıtlama döneminde %82,7, pandemi bitiminde %76,5 olarak saptanmıştır. Pandemide glütensiz diyete "serolojik uyum" ile tanı yaşı, yaş, cinsiyet, hastalık tipi, glütensiz diyet süresi, eşlik eden hastalık, aile yapısı, baba eğitim düzeyi, Çölyakla Yaşam Derneği faaliyetlerinin takibi, pandemide kaygı durumu, gastroenteroloji poliklinik kontrollerine gelme durumu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olmadığı ancak evde yemek pişirme (p<0,001), ailede ÇH'li birey (p=0,032) ve glütensiz diyet uygulayan başka birey bulunması (p=0,002) (yalnızca pandemide kısıtlama döneminde) ve anne eğitim düzeyi (pandemide kısıtlama döneminde p=0,043, pandemi bitiminde p=0,002) arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Pandemide glütensiz market ürünlerine erişimde hastaların %87,6'sı problem yaşadığını bildirmiştir. Başlıca zorlukların maddi zorluklar/ürünlerin pahalı olması (%40,8), ürün çeşidinin az olması (%28,1), marketlerde glütensiz ürünlerin bulunamaması (%16,9) ve pandemi nedeniyle kalabalık yerlerde bulunmaktan kaçınma (%15,5) olduğu belirtilmiştir. Pandemide antropometrik parametrelerde 3 farklı dönem arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. Pandemi öncesinde hastaların %86,4'ünün, pandemide kısıtlama dönemi ve bitiminde %84'ünün beslenme durumunun normal olduğu, pandemi öncesinde malnütrisyonu olan hasta oranının %17,3 olduğu, bu oranın kısıtlama döneminde sabit kaldığı pandemi bitiminde ise %18,8'e yükseldiği gözlenmiştir. Pandemi dönemine kıyasla anket yapıldığı dönemde hem maddi açıdan zorluk/ürünlerin pahalılığı nedeniyle glütensiz ürün temininde zorlanan hasta sayısında (p=0,001) hem de ürün çeşidinde azlık olduğunu bildiren hasta sayısında (p=0,002) artış olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda COVID-19 pandemisinin ÇH'li çocuklarda glütensiz diyete uyumu olumlu yönde etkilediği ve bu etkinin pandemi bitiminde de devam ettiği saptanmıştır. Çalışmamız pandemi döneminde evde yemek pişirme, ailede ÇH'li/glütensiz diyet uygulayan birey olması, anne eğitim düzeyi ile glütensiz diyete serolojik uyum arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, COVID-19 pandemisinin ÇH'li hastaların antropometrik ölçümleri üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı gösterilmiştir. İlginç olarak, pandemi dönemine kıyasla anket yapıldığı dönemde ürün çeşidinde azlık olduğunu bildiren ve maddi açıdan zorluk/ürünlerin pahalılığı nedeniyle glütensiz ürün temininde zorlanan hasta sayısında artış olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çölyak hastalığı, glütensiz diyet, COVID-19 |