Ekstrapulmoner tüberküloz olgularının retrospektif değerlendirilmesi


Dr. Öğr. Üyesi ERTUĞRUL TOPCU

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Hüsnüye Figen Kuloğlu

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Tüberküloz genellikle Mycobacterium tuberculosis complex olarak adlandırılan bir grup mikobakterinin etken olduğu, granülomatöz lezyonlarla seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüm doku ve organları etkileyebilir. Ekstrapulmoner tüberküloz akciğer dışı organların tutulumunu ifade eder. Çalışmamızda ekstrapulmoner tüberküloz olguları retrospektif olarak değerlendirildi. Trakya Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları kliniğinde ve polikliniğinde 01 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında ekstrapulmoner tüberküloz tanısı ile takip ve tedavi edilen, 18 yaşından büyük hastalar çalışmaya alındı. Çalışmada yer alan 85 hastanın 53'ü (%62,4) kadın, 32'si (%37,6) erkekti. Yaş ortalaması 48,52±19 idi. En sık görülen ek hastalıklar hipertansiyon (%50) ve diyabetes mellitus (%17) idi. Hastalarımızın birinde HIV seropozitifliği saptandı. Gastrointestinal sistem tüberkülozu %21,2, kas-iskelet sistemi tüberkülozu %20, lenf bezi tüberkülozu %18,8, santral sinir sistemi TB %17,6, genitoüriner sistem tüberkülozu %9,4, diğer organ tutulumları %13 oranında görüldü. Tüberküloz peritonit tanılı olgularında periton sıvısında lökosit sayısı ortalama 1297 hücre/mm3 (56-3200 arasında) saptandı. On üç olgunun 11'inden alınan periton sıvısında ortalama adenozin deaminaz aktivitesi 93,9 U/L (54-126 arasında) saptandı. Hastalara tanı en sık histopatolojik ve mikrobiyolojik yöntemlerle konuldu. Histopatoloji ve mikrobiyoloji sonuçlarıyla tanı alan olgu sayısı sırasıyla 48 (%56,4) ve 44 (%41) saptandı. Güncel literatürde en sık görülen klinik form lenf bezi tüberkülozudur. Çalışmamızda gastrointestinal sistem tüberkülozu ve kas-iskelet sistemi tüberkülozu olguları daha fazla görüldü. Hastaların önemli bir kısmının malignite araştırması sırasında tanı aldığı saptandı. Malignite araştırılırken yapılan histopatolojik incelemeler sonucunda ekstrapulmoner tüberküloz olgularının saptanması, ülkemizde tüberküloz enfeksiyonunun halen yaygın olduğu göstermektedir. Mikrobiyolojik tanıda etkenin kültürde üretilmesi altın standart yöntemdir. Ancak histopatolojik inceleme ile tanı konulan olgularımızın daha fazla olduğu saptandı. Tanıda mikrobiyolojik, histopatolojik, klinik, radyolojik bulgular birlikte değerlendirilmelidir. Tüberküloz hastalığının endemik olduğu bölgelerde spesifik belirtilerle başvurmayan hastalarda ayrıcı tanıda ekstrapulmoner tüberküloz akla getirilmelidir. Anahtar kelimeler: tüberküloz, ekstrapulmoner tüberküloz, antitüberküloz tedavi