Karlıkaya H. C. (Yürütücü), Karlıkaya D.
KOSGEB, 2024 - 2025
Tütün tüketmek kullanıcılarının yarısını öldüren başlıca hayati tehlikelerden birisidir. Dumanın en önemli bağımlılık yapıcı içeriği ise nikotindir. Nikotinin kanserojen olup olmadığına dair araştırmalar çelişkili sonuçlar vermektedir. Ancak nikotinin kanser promoter olduğu ise net bir şekilde gösterilmektedir. Yani mevcut kanseri canlandırma, hızlandırma veya azdırma etkisi vardır. Ne yazık ki kanser hastalığına yakalanan insanların nikotinin bağımlılık gücü nedeniyle sigarayı %50 ye yakın oranda bırakamadığı saptanmaktadır. Özellikle kanser hastalarında ya da kanser riski yüksek insanlarda bir gıda takviyesiyle nikotinin prokanserojen etkisini azaltmaya yarayan potansiyel bir gıda takviyesi bulunması, bırakmada motivasyon kaynağı, büyük bir keşif ve insanlığa hizmet olacaktır. Dünyada her yıl tütüne bağlı hastalıklardan 8 milyondan fazla insan ölmektedir ve bunların arasında sigara içmeyen ve sigara içmeyen 1,3 milyon kişi de vardır. Dünyadaki 1,3 milyar tütün kullanıcısının yaklaşık %80'i düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır. 2020'de dünya nüfusunun %22,3'ü tütün kullanmaktadır: erkeklerin %36,7'si ve kadınların %7,8'idir.Ülkemizin de öncüler arasında olduğu, DSÖ Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'ni (DSÖ FCTC) DSÖ Üye Devletleri 2003 yılında kabul etmiştir. Şu anda 182 ülke bu antlaşmaya taraftır. Bu antlaşma ve diğer birçok mevzuat halkın tütüne bağlı can ve mal kaybını azaltmak için çalışmalar yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu konu üzerinde bugüne kadar birçok çalışma yapılmasına rağmen halen sigaranın kanserojen etkisini önleyici bir profilaktik tıbbi-farmasötik ürün bulunmamaktadır ve özellikle sigaraya bağlı kansere yakalanan hastaların bu alanda destek ve umuda gereksinimleri devam etmektedir. Proje ile geliştirmeyi amaçladığımız ürün şu an için ülkemizin en önemli sağlık problemlerinden birisi üzerinde planlanmıştır. Gerek insan kaynağımızın korunması, gerek yeni ve sağlıklı nesillerin var olabilmesi, aynı zamanda sigara kaynaklı oluşan çok yüksek sağlık harcamalarının, aynı zamanda oluşan iş gücü kaybının önüne geçilebilmesi için yapacağımız proje özellikle önem taşımaktadır. Bu bilgiler ışığında, proje ile, ülkemizde ilk kez sigara bağımlılığı olan kişilerde, sigara kaynaklı olarak oluşan başlıca patofizyolojik süreçler olan oksidatif stres, DNA hasarı ve programlanmış hücre ölüm süreçleri üzerinde teropotik etki gösterebilecek, antioksidan, DNA tamiri ve anti apoptotik etkileri analiz edilmiş, hücre içindeki moleküler hedefleri ortaya konulabilen yüksek teknoloji ürünü bir fonkisyonel gıda takviyesi prototipi geliştirmeyi amaçladık. Bu kapsamda dünyada ilk kez amarant ve hardal mikrofilizlerinin özütlerinin lyofilize tozlarını taşıyıcı ve fonksiyonel bileşenler olarak kullandık, bu bileşenlere çok önemli ve etkinliği bilinen Quercetin ve Naringin flavanoidleri ekledik. En uygun doz ve formülasyonları belirledik. İnsan akciğer bronşial epitel hücreleri üzerinde uzun dönemli sigara toksisitesi modeli oluşturduk ve bu model üzerinde geliştirdiğimiz prototipin etkinliğini test ettik. Terapotik etkileri hücrede oksidatif stres, DNA hasar tamiri ve apoptotik süreçlerin göstergeci olan 48 farklı gen ekspresyonu ile birebir takip ettik ve hedef yolakları belirledik. Son aşamada üretime hazır, içerik ve besin etiketi analizleri ile seri üretim koşulları sağlandığında üretime geçebilecek bir fonksiyonel gıda takviyesi adayı ortaya koyduk.