Şen B. (Yürütücü), Asan A., Kolukırık M., Arıkan M.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2015 - 2018
|
Proje Özeti Fenotipik
analizlere dayalı geleneksel fungal taksonomi yöntemleri ağır iş yükü
gerektirmekte, morfolojik özellikleri incelenen türe bağlı olarak standart
olmayan farklılıklar gösterebilmekte ve yapay koşullar altında
tekrarlanabilir sonuçlar elde edilmesini oldukça zorlaştırmaktadır [Katoch ve
Kapoor, 2014]. DNA tabanlı moleküler tür tayini yöntemlerinin gelişmesi bu
sorunların çözümü için bir alternatif sağlamıştır (Bruns ve ark, 1991).
Fungal sistematikte filogenetik ilişkilerin ortaya konulması açısından en
güvenilir sonuçlar rRNA sistronu gibi protein kodlamayan DNA bölgelerinin
dizi analizi ile elde edilmektedir (Begerow ve ark, 2010). Fungal sistematikte
en evrensel sonuçları veren mevcut DNA hedefi, İnternal Transkrpite Sekan (ITS)
bölgesidir (Schoch ve ark, 2012). Ancak ITS bölgeleri bazı durumlarda yakın
türlerin ayrımının yapılabileceği nükleotid farklılıklarını içermemektedir ve
referans veri tabanlarında bulunan ITS dizilerinin güvenilirliği ile ilgili
problemler bulunmaktadır [Kiss, 2012]. Fungal sistematikte birden fazla gen bölgesinin hedeflenmesi hem geleneksel yöntemlerdeki
hem de ITS dizilemesindeki yetersizlikleri ortadan kaldırmaktadır (Taylor ve
ark, 2000 ve 2003). Bu
nedenle birden fazla genin hedeflenmesi fungide kesin tür tayini için daha
uygun bir yaklaşım olarak ortaya çıkmıştır. Multilokus dizi tiplendirmesi (MLST) (Urwin
ve ark, 2003) ve Multilokus dizi analizi (MLSA) (Hanage vd 2006) görece yeni
kullanılmaya başlanan, uygulanması kolay, hızlı, laboratuvarlar arası metot
ve sonuç paylaşımına imkan veren, doğruluğu ve tekrarlanabilirliği yüksek moleküler
sınıflandırma yöntemleridir. Bu yöntemler birbirinden bağımsız seçilmiş
çeşitli ev-koruyucu (house-keeping) genlerin (6-10 gen) internal
bölgelerindeki nükleotit dizilerinin belirlenmesi ve bu dizilerin bilinen türlere
ait dizilerle karşılaştırılması esasına dayanmaktadır. MLST ve MLSA çoğu
zaman birbirleri yerine kullanılan terimlerdir, ancak bu yaklaşım doğru
değildir. MLST iyi tanımlanmış bir türe ait izolatların tiplendirilmesi, MLSA
ise birbirne yakın türlerin birbirlerinden ayırılması için kullanılmaktadır. MLST’de
genlerin allelleri numaralandırılmakta, tüm lokuslardaki allelleri aynı olan izolatlar
aynı tip olarak kabul edilmekte; MLSA’da ise tüm lokus dizileri bir zincir
şeklinde analiz edilmekte ve birbirleri ile ayırt edici kümelenmeler
oluşturan izolatlar aynı tür olarak kabul edilmektedir. Günümüze kadar
yapılan MLST tabanlı fungal sistematik çalışmalarında başarılı sonuçlar
alınmıştır (Susca ve ark, 2013; Peterson ve Labeda, 2013). Bakteriyel
sistematikte çok sık kullanılan MLSA (Gabriel vd 2014, Labeda vd 2014) ise fungal
sistematikte az sayıda türün (Eisenberg ve ark, 2013; Nakamura ve ark, 2011)
sınıflandırılmasında kullanılmıştır. Mevcut bilgiler ışığında MLSAya dayalı kesin fungal
tür tespiti mümkün değildir. MLSA kapsamında değerlendirilebilecek genleri
hedefleyen mevcut PZR primerleri, ITS hariç tür spesifiktir ve tüm fungal
türlerden bu genleri çoğaltacak evrensel primerlere ihtiyaçlar duyulmaktadır.
Ayrıca, başlıca fungal türlere ait referans suşların sınırlı sayıda geninin
DNA dizisi veri bankalarında mevcuttur. Evrensel DNA veri bankasında
morfolojik ve biyokimyasal karakterizasyonunun ne kadar sağlıklı yapıldığı
bilinmeyen fungal izolatlara ait gen dizilerinin bulunması, yeni fungal
izolatlardan elde edilen bilgilerin, doğru bir şekilde analiz edilebilmesinin
önünde engel teşkil etmektedir. Önerilen proje ile sağlık üzerinde önemli
etkileri olduğu bilinen ve geleneksel yöntemlerle kesin tür tayini
yapılamayan 16 farklı fungus cinsine ait 124 farklı fungus türünün referans
suşlarının 7 farklı lokus bilgisini içeren referans nitelikli bir Fungal MLSA
veri tabanı oluşturulacak ve tür spesifik çoklu lokus dizilimlerine dayalı
tür tahminini yapabilecek bir yazılım geliştirilecektir. Bu kapsamda, fungal
sistematik için uygun olduğu bilinen ITS ve IGS1 (Schoch ve ark, 2012),
Elongasyon faktörü 1α (EF-1α) (Peterson, 2006), β-Tubulin (Peterson ve ark,
2005), Calmodulin (Perrone ve ark, 2004), RNA Polimeraz I (RPB1) ve RNA
polimeraz II (RPB2) (Lutzoni ve ark, 2004) lokuslarını hedefleyen, tüm fungal
türlerden bu lokusları çoğaltabilecek evrensel primerler tasarlanacaktır. Tüm
genom bilgisi veya hedef gen dizileri DNA veri bankasında bulunan referans
suşların hedef gen bölge dizileri in siliko PZR yöntemi ile elde edilecektir.
DNA veri bankasında bulunmayan bilgileri elde etmek için referans suşlar
uluslararası kültür koleksiyonlarından temin edilecek, ilgili DNA bölgeleri PZR
ile çoğaltılacak ve DNA dizi analizi yapılacaktır. DNA hizalama ve dendrogram
oluşturma bioinformatik analizleri ile türlere özgü kümeler oluşturulacak ve
yeni bir fungus izolatının bu kümelenmelerden birine ait olduğu yada yeni bir
küme oluşturduğunu analiz edecek ve tür tahminini yapabilecek bir yazılım
geliştirilecektir. Referans türlere ait bilgileri ve tür tahmini yapan
yazılımı içeren internet erişimli, yeni türlere ait bilgilerin de
yüklenebileceği dinamik, referans nitelikli bir Fungal MLSA veri tabanı
oluşturulacaktır. Projenin tamamlanması ile hedeflenen fungal
türlerin kesin tür tayininin yapılması sağlanacaktır. Önerilen deneysel
yaklaşım kullanılarak yapılacak yeni çalışmalar, proje kapsamı dışındaki
fungal türlere ait bilgiler elde edilmesini mümkün kılacaktır. Bu yeni bilgilerle
genişleyecek olan veritabanı zamanla evrensel bir nitelik kazanabilecektir. Proje çıktılarının kesin ve hassas fungal
tür tayini gerektiren medikal mikoloji, gıda mikolojisi, fungal biyoteknoloji,
çevre biyoteknolojisi, fungal genetik, sistematik, mikrobiyal ekoloji gibi birçok
alanda geniş uygulama alanı bulması beklenmektedir. |