Yaşlı Bıreylerde Besın Tuketımı, Akdenız Dıyetıne Baglılık ve Fızıksel Aktıvıtenın Mevsımsel Degısımı: Kas Kutlesı ve Kas Kuvvetı Uzerındekı Rolu
Gezer S.(Yürütücü), Erem S., Atlı İ., Ulusoy B.
TÜBİTAK Projesi, 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı, 2024 - 2025
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Mart 2024
- Bitiş Tarihi: Haziran 2025
Proje Özeti
Yaşlılık, yaşam sürecinde gelişme ve olgunlaşmayı takip eden, genetik yapı ve çevre arasındaki etkileşimin en üst düzeyde görüldüğü fizyolojik ve ruhsal değişimlerin ortaya çıktığı karmaşık yönleri olan, tüm canlılarda görülen ve yaşamın; çocukluk, gençlik, yetişkinlik gibi doğal ve kaçınılmaz bir dönemidir(Yerli, 2017). Son yıllarda doğurganlığın, ölümlerin azalmasına bağlı olarak doğuşta beklenen yaşam süresi artmış ve dünya genelinde yaşlı nüfusta bir artış söz konusu olmaya başlamıştır(WHO, 2021). Yaşlılık oranının artmasıyla birlikte beslenme tarzının etkili olduğu; koroner kalp hastalığı, kanser ve serebrovasküler hastalık nedeniyle ölüm oranlarının 65 yaş üzerindeki nüfusta %75 düzeylerine ulaştığı gösterilmiştir(Saraç & Yılmaz, 2015). Yaşlanma ile birlikte üretkenlikte ve fizyolojik süreçlerde, sürekli ve kaçınılmaz düşüşler görülmektedir. Buna fizyolojik yaşlanma denilmektedir. Vücut bileşimi, kalp damar sistemi, böbrekler, sindirim sistemi, karaciğer, beyin, sinirler, akciğerler ve endokrin sistemde işlevsel olarak yetersizlikler ortaya çıkmaktadır(Yerli, 2017). 60 yaş sonrası, vücutta yıkım olayları daha belirgin hale geldiğinden Dünya Sağlık Örgütü tarafından 60 yaş ve üzeri bireyler yaşlı olarak kabul edilmektedir(WHO, 2019). Yaşlılık sürecini ve yaşlılıkta sağlık durumunu etkileyen önemli faktörlerden biri beslenmedir. Yaşlı bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi bu bireylerde yaşam süresini ve kalitesini arttırmaktadır(Arslan & Çakıroğlu, 2019).Yaşlanmayla beraber bazı besin öğelerine ihtiyaç artarken, bazıları için ihtiyaç azalır. Yaşın ilerlemesine veya ilaç yan etkisine bağlı olarak tükürük salgısının azalması sonucu yiyeceklerin yutulması güçleşir. Diş sayısında azalma ve takma diş kullanımı, bazı besinlerin parçalanmasını ve çiğnenmesini zorlaştırır. Ç iğnemenin güçleşmesi,tüketilen besin çeşidinde azalmaya neden olarak farklı besin öğelerinin alımını engelleyebilir. Bu durumlar da yaşlı bireylerin yeme isteğinde ve sıklığında azalmaya neden olabilmektedir(Saraç & Yılmaz, 2015). Yaşlı bireyin; fiziksel, psikolojik, sosyal ve hastalık durumu göz önüne alınarak önerilenler doğrultusunda bir beslenme planı yapılmalıdır. Yaşlı popülasyonda bilişsel sağlıkla ilişkili diyet modelleri içerisinde sinerjik ve kümülatif etkilerine dair en güçlü kanıt bulunan Akdeniz diyet modelidir. Akdeniz ülkelerinde yapılan kohort çalışmalarında Akdeniz diyetine yüksek uyumun yaşlı bireylerde daha iyi bilişsel sağlıkla ilişkili olduğu ortaya konmuştur(Limongi et al., 2017; Trichopoulou et al., 2015). Özellikle, koroner arter hastalığı olan yaşlı kişilerde; meyve ve sebzeden zengin, düşük kırmızı et, yüksek oranda tahıl ve baklagil ile birlikte balık içeren Akdeniz diyeti uygulanması, sağlığın korunması ve geliştirilmesinde faydalı olmaktadır(Saraç & Yılmaz, 2015).Bilişsel fonksiyonun bozulmasında, Akdeniz diyetine uyumun az olması, D vitamini yetersizliği, yetersiz n-3 yağ asitleri alımı ya da yetersiz balık tüketimi, B grubu vitaminlerinin, diyet polifenollerinin ve antioksidan besin ögelerinin yetersiz alımı ve alkolün fazla tüketilmesi beslenme ile ilgili potansiyel risk faktörleridir(Melekoğlu & Rakıcıoğlu, 2020). Yaşlanma sürecinde sağlıklı bir beslenme ile sağlık sorunlarının azaltılabilmesi ve yaşam süresinin 3 uzatılması mümkündür. Yaşlılık döneminin daha sağlıklı ve mutlu geçmesi için bu yaş grubunda bulunan bireylerin beslenmelerine önem verilmelidir(Vural et al., 2018). Bireylerin yaz ve kış mevsimine bağlı; besin seçimi, iştah durumu değişebilmektedir. Bu değişime bağlı olarak vücutta da birtakım değişiklikler gözlenmektedir. Bunun yanı sıra bireyler yaşlandıkça, daha az enerji harcarlar. Kas kütlesi ve gücündeki azalma, fiziksel aktivitede azalmaya neden olur(Bayram & Güneş, 2020). Gününün çoğunu hareketsiz bir şekilde evinde geçiren kişi kas iskelet sistemindeki kayıplarla beraber daha çok düşme ve yaralanma riski taşımaktadır. Yaşlı bireylerin bu kısır döngü içinde hayatlarını devam ettirmeleri önemli bir toplum sağlığı sorunudur(Avcı & Avcı, 2021). Aynı zamanda mevsimsel değişim fiziksel aktivitede artış ve azalışa, kas kütlesi ve kas kuvveti üzerinde değişime neden olmaktadır. Yaptığımız bu çalışmada, bunların sonuçları, yaz ve kış mevsiminin kas kütlesi ve kas kuvveti üzerindeki etkileri saptanmıştır